Home » antalya escort » alanya escort bayan » ŞAHANE HATALARIM – 15-

ŞAHANE HATALARIM – 15-

ŞAHANE HATALARIM – 15-

dağın terlemeye başladığını görüyorsunuz. Size bir içki daha hazır-
lıyor. Savannah’ta böyle yapılıyor. Elinizde bir içki olması gerekiyor
ya da neden olmadığını açıklamanız.
Pirinç bir halkanın üstüne tünemiş büyük yeşil bir papağan var
ve size kötü kötü bakıyor. Tam onun akıllıca doldurulmuş bir hay-
van olduğunu düşünürken, berbat bir sesle MaCAW diye bağırıyor!
Eileen, “Sus, Bay Biggles!” diyerek gülüyor. “Bay Biggles’e bakma
sen. Kör ve aptal ama kocam onu çok seviyordu. Şey, yakında eski
olacak kocam demeliyim, boşanıyoruz ve Bay Biggles, buradan
istediği tek şeydi, bu nedenle bir tek onu vermedim. Doğru değil
mi, Bay Biggles?” Kuşa bakıp öpücük sesleri çıkarıyor. “Kocam ona
ithal Brezilya fıstığı veriyordu ama ben onu kedi mamasıyla besliyo-
rum… Biraz daha cin alır mısın?”
Evet, anlamında başınızı sallıyorsunuz, fakat dünyada bunu at-
latmanıza yardımcı olmaya yetecek kadar içki olmadığını biliyorsu-
nuz. Söyleyecek başka bir şey bulamıyorsunuz. “Kör mü?”
“Glokom. Hiçbir şey görmüyor.”
Cadaloz! diye bağırıyor kuş.
“Söylediği şeye bak!” diyor Eileen. “Vay canına. Kocam ona
seçme deyimler öğretti.” Bir yerlerden klasik müzik sesi gelmeye
başlıyor ve bacaklarınızın arasında siyah, ipek gibi tüyleri olan bir
kedi dolaşmaya başlıyor. Üç kadeh içki ve uzun bir sohbet sonra-
sında, Eileen hâlâ size ne istediğini söylemedi. Bu bekleme sizi
iyice geriyor. Resimlere ve salondaki antikalara bakıyorsunuz. Bu
salonda, sizin bütün hayatınız boyunca kazandığınızdan daha çok
para var. Eileen konuşuyor ve size, şehir merkezinde yaşayan an-
nesini anlatıyor. Beyaz pislik! diye bağırıyor kuş. Beyaz pislik! Ve
Eileen aniden viski dolu bardağını kuşa fırlatıyor, bardak arka du-
vara çarpıp parçalanarak duvar kâğıdını ıslatıyor. Yeşil papağan
çıldırıyor. Seni orospu seni\ diye haykırıyor, seni orospu sen/!
Bu noktada Bay Biggles o kadar heyecanlanıyor ki, bir adım atı-yor ve yere düşüyor. “Lanet olası tüylü toz bezi!” diye bağırıyor
Eileen. “Neden bir kere şu vantilatör kanatlarına uçmuyor ki?”
Ayağa kalkıyorsunuz. Muhtemelen kuşa yardım etmek için ya da
parçaları toplamak için ama hayır, aslında sadece uzaklaşmak
istiyorsunuz ve Eileen sizi omzunuzdan yakalıyor. “Sakin ol,” diyor
ve sizi dudaklarınızdan öpüyor.
Başınız dönmeye başlıyor. Klasik müziği duyabiliyorsunuz, Bach
veya Mozart ya da başka biri. Eli kalçanızda dolanıyor ve avucunu,
bacaklarınızın arasına koyuyor. 0 sırada, telefon çalıyor ve ikiniz
ayrılıyorsunuz. Eileen telefona gidiyor, bu arada telefonun sesi
kuşun yeniden çılgınca hareketler yapmasına yol açıyor ve yalpala-
yarak cam odaya gidip, kedi kâsesinden kedi maması yemeğe
başlıyor. Eileen telefonu kapatınca, Bay Biggles’i kucağına alıyor.
Kuş çılgınca kanat çırpmaya başlıyor. Eileen’e bağırıyor, Yüzünü
paramparça edeceğim, Eileen! Yüzünü paramparça edeceğimi
Eileen onu tekrar tüneğine götürüyor.
“Dekan Dorington’un sana vermemi istediği bir iş var,” diyor.
“Bir evim var, aslında, kocamındı ama kimin umurunda. Bu ev
Sapelo’da. Oraya hiç gittin mi? Meridian sahilinin hemen açığında.
Yedi mil açıkta. Çok güzel bir yer, görkemli bir ev, kapalı yüzme
havuzu var ama birinin sürekli olarak orada kalmasını istiyorum.
Şey, en azından bir süre. Boşanma sonuçlanıncaya kadar. Birisi-
nin, kocamın gizlice oraya gidip, sigorta parası için yakmadığından
emin olması gerekiyor. Bu sadece, ben boşanırken evi alıncaya
kadar sürecek. Eğer evi o piç kurusu alırsa, evi yakman için sana
bizzat ben para vereceğim.”
Sonunda ne halt istediğini öğreniyorsunuz. Tatil evine bakıcılık
yapmanızı istiyor. Tabii, olur, diyorsunuz. Neden olmasın?
Nasıl olsa burada hayatınızda önemli bir şey olmuyor – gidece-
ğiniz bir yer yok, olmanız gereken bir yer yok – neden gidip bir ada-
da yaşamayasınız? Neredeydi demiştiniz? “Sapelo,” diyor, “Olabi-
lecek en tuhaf yer.”Yani ya teklifini kabul edip adaya gideceksiniz ya da teklifi geri
çevirip, kendi başınıza kalacaksınız. Size gerçekten yardım etmek
istiyor olabilir ama aynı zamanda, sizi, kimsenin soru sormayacağı
uzak ve ücra bir yere götürüp, orada öldürmek istiyor da olabilir.
Sapelo’ya gidecekseniz, 114. Bölüme gidiniz
(sayfa 325)
Sapelo’ya gitmeyecekseniz, 115. Bölüme gidiniz
(sayfa 328)

Cevap bırakın